Recep İvedik’e var Mustafa’ya yok!
Olayı tetikleyen Vatan gazetesi haberindeki anahtar cümle şöyleydi:
"Turkcell yöneticilerinin, bugün vizyona giren filmin bir kopyasını izledikten sonra, 'Bizim Turkcell olarak toplumun her kesiminden müşterimiz var. Böyle bir filme sponsor olarak müşterilerimizin bir kısmını karşımıza alma riskini üstlenemeyiz' diyerek sponsorluktan son dakikada vazgeçmesi, başta Turkcell aboneleri olmak üzere, çeşitli çevrelerden çok büyük tepki aldı."
Yukarıdaki cümle söylendi mi söylenmedi bilmiyoruz. Turkcell hiç bir açıklamasında bunu açıklığa kavuşturmadı, ancak kamuoyunda Turkcell'e ilişkin algıyı biçimlendiren de tam tamına bu cümle oldu.
Herkes olayı kendine göre yorumladı, filmin yapımcısı Can Dündar ile Turkcell sürecin detayları hakkında açıklama yaptılar, köşe yazıları yazıldı, biçildi, dikildi, ama kamuoyundaki algıyı silemedi. Zira konu, kimin haklı kimin haksız olmasının ötesindeydi.
Turkcell maalesef ne yaptığı hatayı, ne de bu kadar önemli bir iletişim problemini anlamış görünmedi. Böyle bir durumda, Turkcell'i kurtaracak tek hareket samimi bir özürdü. Ancak Recep İvedik olayında da gördüğümüz gibi, Turkcell, "olan biteni anlama" konusunda bir tıkanıklık yaşıyor; hala, "Ben haklıyım, sen haksız, ben doğru yaptım, o yanlış," düzeyinde konuyu ele alıyor. İkili ilişkilerde çok rastlarız; karşı taraf öylesine kırılmış, gocunmuştur ki, eğer tecrübeli bir insansanız, kendinizi haklı görmenize rağmen özür dilersiniz. Kural şudur: karşınızdakini gücendirmişseniz, muhakkak hata yapmışsınızdır, şöyle ya da böyle.









1 yorum:
Bu yazının tarihini bilmiyorum ancak birçok blog'da ve yorumlarda Turkcell'in Mustafa'ya sponsor olmaması, Mustafa vizyona girdikten sonra haklı görülmeye veyahut en azından tartışılmaya başlandı. Bence burada Turkcell filme sponsor olmayarak doğru bir hamle yapmıştır.
Bence burada özür dilemesi gereken Can Dündar ve bu haberi manşet yapanlardır. Çünkü Turkcell mecbur olmamasına rağmen Sponsor olmadığı için oluşan maliyetleri ödemiş (Hazırlanan basılı materyaller, Fragmanlar) sadece sponsorluk desteğini çekmiştir. Bu ilişkiyi deşifre etmek demek (bence) benim kişisel olarak deniz fenerine bağışta bulunmamamı deşifre etmektir.
Yorum Gönder