Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Pazar, Kasım 16, 2008

Doganbey Evleri



Süreyya Meydanoğlu benim orta ve liseden sınıf arkadaşım. Citibank'teki kariyerini tamamladıktan sonra, eski Doğanbey köyündeki 4 taş evini restore ederek turizme açtı. Doğanbey'i, sessizliği ve doğayı sevenlerin "Alaçatısı" yapmaya niyetliydi. Yukarıda anasayfasını gördüğünüz web sitesini onun için 3 yıl önce yapmıştık. Sitesini çok sevdi, bir sürü fotoğraf çekti ve iç sayfalarda onları bol bol kullandı. Nereye giderse gitsin, internete girip sitesini sık sık güncelledi, bakımını yaptı, yaşayan canlı bir site olarak kalmasını sağladı.

Süreyya, "Doganbey Evleri"ni sadece bir sezon işletebildi. Bedenindeki bazı hücreler yaramazlık yapmaya başlayınca kendi sağlığına daha fazla vakit ayırması gerekmişti. Ayda bir ya da iki kez kemoterapi gördüğünden yazlarını Doğanbey köyünde geçirmesi de artık mümkün olmuyordu, olmayacaktı. Web sitesini geçen ay yayından kaldırdık. Ancak, gönlüm o sitenin yokolmasını bir türlü kabullenemedi, bir şekilde bir yerlere kayıt düşmem gerekir diye düşündüm. Buraya kaydediyorum işte.

Sevdikleri, alıştıkları, benimsedikleri, yaşayageldikleri her şeyi, her hangi bir şeyi kaybetmeyi kolay kabullenemeyenlerin başları sık sık derde girer. Onlardan biri de benim. Eğer bir şeyleri kaybetmiş ve bu sizi çok korkutmuşsa, sinersiniz, çok da ortalığa çıkmadan kendi küçük hayatınıza sarılırsınız. Ya da benim gibi kabullenmez, orasını burasını didikler, defalarca sorgular, bilmediğiniz boyutlarını keşfe çıkar, hatta üzerine bir de kitap yazar, heykel yapar, kaybettiğinizi kalıcı yapacak bir ağaç diker, bir orman kurarsınız. Süreyya'nın bir üçüncü yolu vardır; sevdiğini kaybettiğinde, akan su, esen rüzgar gibi geçip gitmesine izin verir. Hayatta her zaman yürüyecek yollar, ileride ulaşılacak tepeler, ovalar her zaman vardır.

Yukarıda ekran resmini gördüğünüz Doğanbey Houses web sitesinin anasayfası, soldan sağa ve yukarıdan aşağıya 3'er (bazen 2) adımda size söylemek istediklerini net olarak söyler. Sitenin diğer sayfalarını gezmemiş, yalnızca bu sayfayı görmüş olsanız bile, Doğanbey Evlerinde kalmayı neden isteyip istemeyeceğinizi tereddütsüz bir şekilde anlarsınız. Hiç bir şey olduğunun üzerinde ya da altında anlatılmış değildir. Pazarlama diliyle konuşursak; burada vaat edilenle, yaşayacağınız deneyimin bire bir örtüşeceğini hissederseniz. Süreyya'nın insanlarla iletişimi tam da böyledir, ne bir eksik, ne bir fazla.

Süreyya, doktordan hastalığını ilk kez öğrendiğinde, ki ölümle biten bir hastalıktır, beklendiği, umulduğu gibi korkmadı. O gece uyumadan önce, hayatındaki bu yeni durumla yüzleşti. Karısının, kızının kendisinden sonra bir sıkıntıya girmeyeceğini düşündü. Hayatın sonu bu kadar erken bile gelecek olsa, uzaklaşan kuşları seyretmek kadar kısa da sürse yaşam, korkacak bir şey olmadığını fark etti.

Süreyya Meydanoğlu, en az bizim kadar, hatta bizden de fazla yaşayacak. Karşılaştığı bir problem karşısında neler yapması gerektiğini en realist, en rasyonel şekilde belirleyebilme, ve bunu yüreklice uygulayabilme yeteneğine sahip ender insanlardan biri olarak yaşam karşısında hiç bir zaman çaresiz kalmayacak kadar güçlü tanıdığım tek kişi o zira. Evet, Doğanbey Evleri projesi devam edemeyecek, ama bakın, o bile kendine küçük bir hayat buldu bu sayfalarda. İnsanlığın bu dertli ama keyifli ve sonu gelmeyecek uygarlık yolunda, yürürken her birimizin arkamızda bıraktığımız ekmek kırıntılarından eminim birileri de kendi yollarını keşfedecekler, kendi tepelerini aşacaklar, esip geçen bu güzelim hayatın tadını kendi tenlerinde buram buram hissedeceklerdir.

***

Süreyya Meydanoğlu 26 Ocak 2009'da vefat etti.
http://sureyyameydanoglu.blogspot.com

5 yorum:

Adsız dedi ki...

Hepimizin başı sağolsun. Süreyya'yı çok severdim. Onunla çok iyi arkadaşlık kurduğumu düşünürdüm. Onunla ilgili en ufak bir negatif düşüncem bile olmadı. Hayat yollarımızı ayırdıktan sonra sadece bir kez karşılaşmıştık. Onu mükemmel bir insan olarak hatırlayacağım her zaman.

Unknown dedi ki...

Çok sever ve sayardım Süreyya Bey'i onu çok güzel anlatmışsınız,ölümü çok kişiyi üzdü ,ailesine başsağlığı dilerim.
Neşe Baltacı

ZULAL dedi ki...

Az önce gazetede bir ilandan öğrendim vefat ettiğini. Maalesef 2gün olmuş kendisini kaybedeli. Çok üzgünüm.Kendisiyle Oyakbank' ta 2001-2003 yılları arasında birlikte çalışmıştık. Her zaman sevgi ve saygıyla anımsadığım, örnek aldığım bir insan olmuştur Sayın Süreyya Meydanoğlu. Çalışma hayatım boyunca rastladığım ender insanlardandı. Görüşlerini kimseyi incitmeden dile getirir; ölçülü, mesafeli ve saygın duruşuna rağmen çevresine sevgi ve neşe yayardı. Hoşgörülü ve dürüsttü. Çok çalışmamıza, çok zorlu şartlarla mücadele etmemize rağmen o çatının altında o ve ona benzeyen, çalışma hayatında insani değerlerini korumayı başarmış değerli bir kaç büyüğümüz sayesinde sevgiyle hatırladığım zorlu ama mutlu günler geçirmiştik. Öğrenmiş, başarmış ve kendimize bir çok değerler katmıştık. Bilgi, tecrübe ve hayata karşı dürüst, temiz, sevgi dolu duruşuyla doğru örnek oldu bizlere. Çok üzgünüm gerçekten. Ailesine sabırlar diliyorum. Saygılarımla. ZÜLAL ERŞEN.

Unknown dedi ki...

Sevgili Süreyya abi,
Seninle 3 yıl Oyakbankta beraber çalıştık."Keşke tüm çalışma hayatım Süreyya beyle çalışarak geçse diyenlerdenim."
Allahtan sana rahmet , ailene sabır ve başsağlığı diliyorum.
Ercüment Baltacı

Adsız dedi ki...

kocaelinde babasının görevi dolayısıyla bulundukları dönemde marif kollejinde okurken orkestra arkadaşımdı çok güzel basgitar çalardı bende şarkı söylerdim.yaklaşık 4 yıl arkadaşlık yaptık amerikaya gidişiyle haberleşmemiz kesildi.birdaha kendisine ulaşamadım böyle ulaşmayı hiç istemezdim.çok kaliteli çok mükemmel biriydi.başımız sağolsun.zümrüt gülveren