Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Pazar, Mayıs 30, 2010

Film: Tengri



Kırgızistan yaylalarını görür görmez ve söylenenleri nadiren anlasam da cümlelerin yapısında, kelimelerin tınısında genetik bir bağlantıyı derhal hissettim. Film boyunca bir tür "genlerin serüvenini" yaşadım.

Her filmde beni etkileyen bir ya iki cümle muhakkak vardır. Bu filmde, gizlice sevgilisine giderken yakalanıp kocasından kötü bir dayak yiyen Emire'ye, onu seven kaynanasının, "Şarkıların melodisi kulağa güzel gelir ama kelimeleri yanlıştır hep," demesi, bir, yine koca dayağıyla yatağa düşen kardeşi ölünce, "Çadırın tepesini aç, ruhu göğe çıksın," demesi iki.

Emire, tabii ki şarkılardaki kelimelerin peşine düşecek ve sevgilisiyle kaçacaktır. Sevgilisiyle kaçmazsa, kaçmayacaksa, atlara binip gide gittiğimiz o güzelim yaylaların ne işi vardır ki hayatımızda? Hayatımızın ne işi vardır ki bu dünyada? Ve filmi seyrettiyseniz, mavi göğe saldığı bir şiirden ibaret olduğunu ön sevişmenin gördünüz mü?

Kırgız yaylalarında yaşayabilmek için güçlü olmalısınız. Dayanıklı olmalısınız. Ve aşk; yaşamak için mecbur olduğumuz özgürlüğümüzün bir parçasıdır, başka bir şey değil.

Hiç yorum yok: