Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Çarşamba, Ocak 05, 2011

Yaşasın pornografi! Yaşasın hayat!


Meyva sebze sevenlerin pornografisi de böyle bir şeydir herhalde, değil mi?

Bilgi Üniversitesindeki olayları kıyısından izleyebildim. Tez olarak bir öğrencinin porno film çekmesini çok sevdim. Ben öğrenciyken de okulda benzer bir film çekilmişti. (Öğrenci filmleri her zaman kötüdür tabii…) Çekilen fim, öğrencilerin bolca başvurdukları ve seyredeni ilk saniyesinde sıkıntıdan öldüren "bunalım filmlerinden" çok daha ilgi çekicidir eminim. Üstelik, pornografi iyidir, gereklidir ve yararlıdır. Türkiye'de yasak olması, pornografinin değil, bizim zihnimizin çarpıklığındandır.

Özellikle kadınların, "Bedenin metalaştırılması, kadının seks objesi olarak görülmesi, vb bir ton kavram ve deyim kullanmaları aklınızı karıştırmasın. Bu literatüre kanmayın; pornografiye karşı olmaları tamamen yetiştirilme tarzından ve sekse bakış açılarından kaynaklanmaktadır. Nerede, "Pornografi iğrençtir, vb," sözler duyarsanız, orada bir "hatalı büyütüm" görüyorsunuz demektir.

Şimdiye kadar pornografi denince, hep "çaresiz ve eğitimsiz kadınların tuzağa düşürülüp bedenlerinin teşhir edilmesi" penceresiyle görüp bizim de görmemizi sağlamaya çalıştılar. Neyse ki, mesela Bilgi üniversitesinde çekilen tez filminin kadın oyuncusu, çıkıp, "Bedenim bana aittir, onunla ne yapacağıma ben karar veririm," diyerek ezber bozdu.

Bana sorarsanız, pornografi, kadınları geleneksel evlilik kurumundan daha çok metalaştırmıyor. Ataerkil bir dine, töreye, ekonomik ve sosyal düzene sırtınızı dayayıp yaşayın, sonra da "Kadınlar ikinci sınıftır, ama sanki öyle değilmiş gibi yapalım," deyin… Yok be canım! Pornografi, çoğunuzun zihninden daha temizdir, "ahlak" diyorsanız, daha ahlaklıdır, emin olun.

Hiç yorum yok: