
Mehmet Aksoy'un Berlin'de grafittiden nasibini almış eseri.
Başbakan'ın Mehmet Aksoy'un Kars'taki heykeline "Ucube" demesi beni çok öfkelendirdi. Ancak daha sonra, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bu tür anıt heykelleri görünce hissettiklerimi hatırladım.
Anıt heykelleri hiç sevmiyorum, bu konuda çok net bir fikrim var. Taş ve betondan yapılan bu heykeller, öncelikle bulundukları coğrafyaya hiç uymuyorlar, sırıtıyorlar.
Sırıtmalarının temel nedeni, bulundukları coğrafyayla ilişkisi olmayan bir hikaye anlatmaya çalışmaları. Kars'ta yapılan heykeli ele alalım; Ermeni-Türk dostluğu kavramının o coğrafya ile ne ilişkisi var yahu! Kars'ın taşıyla, toprağıyla, ağacıyla, çiçeğiyle, karıyla, baharıyla, gökyüzüyle ne ilişkisi var? Hiç bir ilişkisi olmadığı için de anıt heykeller bende her zaman, ama her zaman "doğaya, coğrafyaya tecavüz" hissi uyandırmışlardır. Yöneticilerin, kendi gündemleriyle diğer insanların üzerinde baskı kurmalarına, güç gösterisi yapmalarına doğanın katliamını alet etmeleri olarak algılamışımdır. Anıt heykeller insanlara ve doğaya saygısızlıktır benim gözümde. Ha, şehir meydanına falan yaparsınız bir heykel, dilediğiniz dostluğu, düşmanlığı ifade etmeye çalışırsınız. Aslında orada bile artık böyle "anlatımlı" heykeller dönemi çoktan geçti. Artık "anlatan" değil, "deneyim" yaşatan yapılar ve eserler insanların hoşuna gidiyor.

Buenos-Aires'teki dev çiçek heykeli. Bu metal çiçek, sabah açıp, güneş gidince kapanıyor.
Anıt heykeller, dünyamızı kirleten uzun bacalı, bol dumanlı fabrikalar gibi eski teknoloji ürünleridir ve 21. yüzyılda fena şekilde sırıtmaktadırlar. HES'lerle vahşice katledilen ekolojilerin bir uzantısıdır o "boş alan" olarak algıladığımız coğrafyalar. Ve ancak o coğrafyayı "delip geçmeyen" uyumlu ve materyal olarak o yörenin rengini kullanan projeler bir anlam ifade edebilir benim açımdan.
Başbakan, Mehmet Aksoy'un heykeline "Ucube" derken benim sözünü ettiğim kıstaslardan mı hareket etti? Tabii ki hayır. Görünen o ki, oradaki bir din adamının kabrine gösterdikleri duyarlılıktan kaynaklandı yaklaşımları. Hatırlayın ki, Taliban da benzer bir duyarlılıkla Budist eserleri dinamitlerle parçalayıp yok etmişti.









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder