Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Salı, Ağustos 05, 2014

Tuğçe Kazaz: Kendini duyuramayan çığlıklar


Tuğçe Kazaz, bana göre Türkiye'nin uluslararası çapta tek mankeniydi. Ancak zihni meşguldü, ve yıllarca "Çözemediğim bir sorunum, derin bir yaram var," diye çığlıklar attı, kimse umursamadı.

Tüm o din değiştirmeler, kendini bir umuttan diğerine atmalar, sorununa çözüm bulabilmek içindi. Maalesef piyasadaki hiç bir din, hiç bir "iyileştirme sömürücü inanç", geçici bir rahatlama dışında kalıcı bir çözüm, huzur sağlayamıyor.

Çözemediği sorunu olan herkes gibi Tuğçe Kazaz'a da sevgim, şefkatim, saygım var. Söylediği sözler için ona vurmaya içim elvermez. Ki söyledikleri doğru yanlış ya da ne olursa olsun, o sözler bile yeni bir çığlık gerçekte. Ama hiç bir kulağın o çığlığı duyabileceğini sanmıyorum.

Nasıl ki köprü yapmak için elimizdeki tek imkan matematik ve fizik, Tuğçe Kazaz'ın sorunun çözümü de "kognitif psikiyatrik terapi". Ve tabii sevgi, bol sevgi. Ve bol ev, bol yuva.

Kendini iyileştiremediği için 36 yaşında bugün hayatına son veren Marilyn Monroe'nun anısına tüm sessiz çığlıkların onları duyan bir kulağa ulaşmasını diliyorum. Hepiniz kulaklarınızı biraz daha fazla açın lütfen.

Hiç yorum yok: