Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Salı, Şubat 07, 2012

İlkbaharı beklerken


Her yıl tam da bu zamanlarda P. B. Shelley'in "If Winter comes, can Spring be far behind" diye biten "Ode to the West Wind" şiirini hatırlarım. Tüm bu kışın, karın, kıyametin ardından kaçınılmaz olarak hayatımızda yeni bir mevsimin başlayacağını, yine çiçeklerin beyaz beyaz açıp gönlümüze mutluluklar yağdıracağını ifade eder bu dize.

İnsan olarak, mevsimleri çok severiz. Doğumdan ölüme sağa sola sapmadan tek ve kararlı bir çizgi olarak ilerleyip giden hayatımız, mevsimler olmadan ne kadar sıradan, katlanılmaz ve hatta korkutucu olurdu. Eğer her yıl yeni bir baharın, yeni bir yazın gelmeyeceğini bilsek, içimizde ne umut, ne de şevk kalırdı. Kömür madeninde çalışan köleler gibi hayatın ışığını göremeden göçük altında kalacağımız günleri bekler olurduk.

Doğada farkına vardığımız döngüleri seviyoruz ve kendi hayatımıza model olacağına inanıyoruz. Maalesef, tırtılın kelebeğe dönüşümü gibi bir dönüşüm yaşayamayacağız, yani bu hayatımız aynen ya da başka bir formda tekrar edemeyecek, ancak balıkların suya bıraktığı milyonlarca yumurtadan küçük küçük kuyrukların çıktığını izledikçe, kışın donan ya da kuruyan ırmağımızın ilkbaharla birlikte şırıl şırıl akmaya başladığını gördükçe silkinip üzerimizdeki karları atmanın zamanı da gelmiş olmuyor mu?

Hiç yorum yok: