Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Çarşamba, Ekim 12, 2011

Film: Woody Allen Paris'te duygularını serbest bırakıyor



Woody Allen, "Midnight in Paris / Paris'te Gece Yarısı" filmi ile belki de ilk kez duygusallığını açık etmiş. Kendini duygularına teslim etmiş mi, tam etmemiş, ama olsun.

Filmin daha başında, yazar Fitzgerald'ı görür görmez, Woody Allen'in bizi fantastik bir serüvene çekeceğini fark ettim. İçimde tuhaf kıpırtılar, heyecanlar oluşmaya başladı. Ve on beş, yirmi dakika içinde hayatımda ilk kez bir Woody Allen filminde gözyaşlarımın akacağını hissettim.

Filmin tamamını yüreğim ağzımda izledim; hikayeyi o kadar sevmiştim ki, yanlış bir şeyler olmasın, hikaye banaliteye ya da hayal kırıklığına dönmesin diye içimden dua ediyordum. Neyse ki, Woody Allen, o büyük ustalığıyla hikayeyi çok fazla dallandırıp budaklandırmadan "makul" bir sona bağlayıp bitirdi.

Woody Allen'in duygusallığını dışarıya vurmak için bu kadar yıl beklemiş olmasını neye yoracağımı bilmiyorum. Ancak, artık cin şişeden çıktı, bundan sonraki filmlerine o duygusallığın tadını yaşamak üzere gideceğimden emin olabilirsiniz.

Hiç yorum yok: