Hopa'da göstericilerin kemiklerini kırarak seçim sonrası balkon konuşmalarına hazırlık yapan iktidar, HES'lere ve doğanın ölçüsüzce yok edilmesine tepki olarak başlayan Büyük Anadolu Yürüyüşü katılımcılarının karşısına polisleri çıkarıp Ankara'ya girişlerini engelliyor.
Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil, bir yazısında, “Avanta dağıtana dua edip, avantası kesilince beddua edene... Akmayan çeşme başında, boş bidonu kameraya sallayarak “elim kırılsaydı” diye bağırana 'bidon kafa,'” demişti.
Biliyorsunuz, siyasetçiler, seçimler yaklaşınca “bidon kafalılar”ın oylarını almak için yalan söyleme yeteneklerini son sınırına kadar zorlarlar. Bence bu seçimin en harika yalanı, DSP Van milletvekili adayı Yaşar Bandırma’nın Van Gölünün altına raylı geçit yapma projesiydi. Kendisi Van’ı hayatında bir kere bile görmemiş, gitmemişti. Gideceğini de sanmıyorum.
Sağ siyaset deyince aklıma hep, “Gözlerime bak ne dediğimi anlarsın,” sözü gelir. Türkçe’si; “Demokrasinin içine edicez, ama bunu rahatça söyleyemiyorum,” demektir.
AKP’li siyasetçiler bu seçimde de geleneği sürdürmekte, hatta, “Yaralı bırakmayacaksın,” diyerek klasik sağ söylemi bir basamak yukarıya taşımaktalar.
Bu seçimin bir diğer güzelliği de, “bidon kafalılar”ı kendi taraflarına çekmek için bir yığın palavrayı söyleyen AKP, aydınlara dönüp, “Siz bakmayın böyle konuştuğumuza, seçim bitsin demokrasi yine 10 numara olacak,” demeleri. Mesajı alan “balkon kafalılar” da, gazetelerde, televizyonlarda bizleri, “Seçim ertesi balkon konuşması yapacak, herkesi kucaklayacak,” diye yatıştırmaya çalışıyorlar. Bidonla balkon birbirine karışmış durumda yani.









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder