
Kim Novak'ı neden bu kadar yıl sonra hatırladım, bilmiyorum. Ama bana şöyle bir yararı oldu; karşı cinsde aradıklarımın kaynaklarından birine ulaşabilmiş oldum. Bazı resimler daha netleşti, bazıları flulaştı. Şimdi, flulaşan resimlerin kaynağını keşfetmek için yeni yolculuklara çıkmam gerekecek.
Küçük yaşlarda idealize ettiğimiz, hayran olduğumuz kişiler bizden 10 yaş, 2o yaş, hatta 40, 50 yaş büyükler olmuştur hep. Bunun çok doğal ve sağlıklı olduğunu sanıyorum. Kendi adıma, o dönemde benzer yaştaki birilerine hayran olduğumu hiç hatırlamıyorum, siz hatırlıyor musunuz?
Bu yaşımda şunu da söyleyebilirim; bu meşhur "hayran olma, idealize etme, sevme" döngüsüne bir şekilde kendinizi kaptırmışsanız, kesinlikle kurutluş yok, neyin ne zaman ne şekilde olabileceğini hiçbir zaman öngöremiyor, hesaplayıp programlayamıyorsunuz. Hayatın keyfi biraz da burada belki.
Kim Novak'a gelince, şimdi 77 yaşında ve hala güzel. Ama o güzelim gözlerinde bugün gördüklerimle çocukluğumda gördüklerimin benzer olduğunu söyleyemeyeceğim. Aradaki bu "bakış farkı"nın hayatımda nelere mal olduğunu ya da kazandırdığının muhasebesini de şu başımdaki işler biraz azalsa, hiç beklemeden yapacağım. Yapınca, bunu ilk bilen siz olacaksınız, emin olun.









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder