Web yapma aşk yap
Sıradan weblerden uzaklaşıp farklılaşmaya ulaşanlar için web tasarım, iletişim, marka, yaratıcılık ve yaşam blogu

Cumartesi, Ağustos 07, 2010

Film: Yeni Bir Hayat



Filmin konusu özetle şöyle: Küçük bir kız, babası tarafından yetimhaneye veriliyor. Küçük kız, Jinhee, bu ayrılığı bir türlü kabullenemiyor. Kendini toprağa gömmek dahil her yolu deniyor, ama içimizdeki bu lanet yaşama güdüsü her seferinde galip geliyor. Hatta filmin sonunda, en nihayetinde, Jinhee evlatlık olarak bir aileye verilmeyi bile kabul ediyor.

Tüm film, babasının nefesinin, varoluşunun Jinhee'ye verdiği güven duygusunun kaybına olan isyanının ve yaşamda kalma mecburiyetinin mücadelesini anlatıyor. Nefis bir şekilde ve büyük bir samimiyetle anlatıyor.

Şimdi şöyle bir hinlik yapalım: Aynı konuyu Yeşilçam'a verelim. Bir kere kesinlikle Jinhee'ye yetimhanede birisi cinsel tacizde bulunurdu. Böyle bir sahne Yeşilçam filminin olmazsa olmazlarındandır. Sonra, yetimhane görevlilerinden en az birisi Jinhee'ye şiddet uygulardı. O da Allahın emri. Bol duygu sömürüsü, bol melodram, gözyaşı, makber şarkısı, minimum samimiyet falan yürür giderdik. Yani yukarıda Allah varmış, vermemişler bu senaryoyu Yeşilçam'a, kurtarmışız paçayı.

Sinemadan çıktıktan sonra şöyle düşündüm; herhalde bu Güney Koreliler çok iyi insanlar, çok samimi insanlar, yetimhane meselesini istismar etmemişler. Belli ki, Holywood ve Yeşilçam bela olmuş dünyanın başına. Duygularımızı bile doğru dürüst filme dökemiyoruz, ya da duygularımız sistemli ve şiddetli bir tacizin kurbanı olarak kirletilmiş, deformasyona uğramış, beş para etmez his parçacıklarına dönüşmüş. Ben bilemiyorum, siz karar verin.

Hiç yorum yok: